Ankara'da bir araya gelen ortaokul ve lise öğrencileri, okulda karşılaştıkları sorunları meclis komisyonuna aktardı. Öğrenciler, akran zorbalığı ve siber zorbalığın en belirgin etkiyi yaratan sorunlar olduğunu vurguladı; okul içi şiddette ise velilerin olaylara doğrudan müdahale etmesinin durumu ağırlaştırdığını söyledi.

Öğrencilerin önerileri

Toplantıda söz alan öğrenciler, sosyal medya kullanımının kısıtlanması, okullarda akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanılması, telefon ve internet erişimine süre sınırı getirilmesi gibi düzenlemeler talep etti. Ayrıca siber zorbalıkla mücadele için kimliği gizli bir başvuru hattı kurulması ve öğretmenlerin öğrencilerle sağlıklı iletişim kurabilmesi için konuşma eğitimi alması gerektiği dile getirildi.

Dijital yerliler ve dijital göçmenler

Bir lise öğrencisi, kuşaklar arası farkı özetleyerek kendilerinin dijital yerliler, yetişkinlerin ise dijital göçmenler olduğunu belirtti. Öğrenci, dijital ortamın hızına uyum sağlayacak önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Veli müdahalesinin süreci içinden çıkılmaz hale getirebileceğine dikkat çekilerek rehberlik servisleri ve okul idaresi tarafından yönetilmesi gerektiği vurgulandı.

Öğretmenlerden uyarılar

Komisyonun dinlediği öğretmenler, geçmiş dönemde bazı illerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir olayın kendi okullarında da ucuz atlatıldığını, sosyal medyada öğretmenleri tehdit eden öğrencilerin gözaltına alınarak başka okullara yönlendirildiğini anlattı. Bir Türkçe öğretmeni ise duygularını yeterince ifade edemeyen, "robotlaşmış" öğrencilerin arttığını, bunun da şiddete zemin hazırladığını söyledi.

Komisyonun çalışma yöntemi

Komisyon, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve İstanbul'un ardından Ankara'daki okullara yönelik bir dinleme süreci başlattı. Ankara'nın hem dezavantajlı hem de avantajlı bölgelerinden seçilen okullarda öğrenci, veli ve öğretmenlerle görüşüldü; katılımcılar komisyon uzmanları ve bakanlık işbirliğiyle belirlendi.

Uzmanlardan dikkat çeken tespitler

Komisyona sunum yapan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, yatak odalarında akıllı telefon bulunmasının uyku düzenini bozduğunu, bölünmüş uykunun doyumsuzluk ve saldırgan davranışlara yol açabildiğini belirtti. Yüksek katlı binaların fark edilmeden şiddet ürettiğini söyleyerek yirminci katta yaşayan çocukların ister istemez bir şiddet ortamının içinde bulunduğunu ifade etti.