Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş'in başkası adına kayıtlı GSM hattı kullandığını ve emniyet ile savcılık ifadesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu tespit etti. Savcılık açıklamasında, söz konusu hattın yüzde 13,43 hissesi için tedbir kararı alınan bir gıda şirketinde sigortalı A.K. isimli bir kişi adına kayıtlı olduğu belirtildi.

Savcılığın tespitleri

Başsavcılık, örgüt lideri olduğu öne sürülen Kuriş'in gizlilik tedbirleri kapsamında hareket ettiğini, takip edilmemek amacıyla başkası adına kayıtlı hatlar kullandığını bildirdi. Açıklamada, hattın kayıtlı olduğu şirketin yüzde 13,43 hissesi için tedbir kararı alındığı ve bu şirkette sigortalı A.K. adına kayıtlı GSM hattının Kuriş tarafından kullanıldığı ifade edildi.

Emniyet ifadesindeki çelişki

Tutuklu Kuriş, emniyetteki ilk ifadesinde üzerine kayıtlı GSM hattı bulunmadığını, iletişimini genelde ofis hattı üzerinden sağladığını, bunun dışında aile üyelerinin kullandığı hatlarla irtibat kurduğunu ve adına ya da başkası adına olup kullanmadığı başka bir hat olmadığını söylemişti. Savcılığın yeni tespiti, bu beyanın gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koydu.

Soruşturma kapsamı ve suçlamalar

Kuriş, "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ile "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından tutuklanmıştı. Şüpheli, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini de kayıtlara geçirmişti.

Mal varlığı ve şirket bağlantıları

Kuriş ifadesinde, aylık ortalama 380 bin lira geliri bulunduğunu, Sakarya Erenler'de ofis hissesi, Çamlıca'da üç katlı ev ve Kısıklı'da aile fertleriyle hisseli 450 metrekarelik arsası olduğunu belirtti. Kardeşiyle kurduğu Altun Mimarlık İnşaat firmasında yüzde 51 hissesi bulunduğunu, geçmişte ELF Yapı İnşaat'ta yüzde 49 ve dayısının şirketi Arden Gıda'da yüzde 5 ortaklığı olduğunu söyledi. Kayınbabası Mustafa Kösemusul'un ortak olduğu şirketlerle bağı bulunduğunu ise kabul etmedi.

MASAK raporlarına yanıt

Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarındaki yüksek hacimli para hareketlerine ilişkin soruya Kuriş, şirketlerin ticari ve bankacılık işlemlerinin muhasebe ile mali çalışanlar tarafından usulüne uygun şekilde yürütüldüğünü savundu. Tanık ifadelerinde yer alan "mutlak itaat" baskısı iddiasını ise kabul etmeyerek, bunun "hayal ürünü ve iftira" olduğunu öne sürdü.

Kuriş'in savunması

Üzerine atılı suçlamaları reddeden Kuriş, dedesi Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu, varisi ve temsilcisi olduğunu belirterek Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedesinin usulü üzere sürdürmeyi en önemli vazifesi olarak gördüğünü ifade etti. Soruşturma kapsamında her gün yeni gelişmeler yaşandığı, savcılık kaynaklarından edinilen bilgiler arasında yer aldı.