Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen "Dijital Çağda Kamu İletişimi" programında yaptığı konuşmada, dijitalleşmenin kamu yönetimindeki etkisini değerlendirerek kamu iletişiminin geleceğine ilişkin mesajlar verdi. Duran, 2026 yılı dijital medya kullanım verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunduğunu ve bu sayının toplam nüfusun yüzde 70,9'una karşılık geldiğini belirtti.

Tek mecra ile sınırlı iletişim artık mümkün değil

Vatandaşların kamu hizmetlerini yalnızca hizmet binalarında değil, dijital platformlarda da deneyimlediğini ifade eden Duran, "Hal böyleyken kamu yönetimi açısından vatandaşla iletişimi tek bir mecra ile sınırlı tutmamız elbette düşünülemez. Kamu yöneticileri olarak, vatandaşımızın olduğu her alanda, her platformda olmak, iletişim kanallarını açık ve aktif tutmak zorundayız" dedi. Bir kamu kurumunun sosyal medya hesabının işlevinin yalnızca duyurularla sınırlı tutulamayacağını, o hesabın vatandaşın devleti gördüğü bir pencere olduğunu söyledi.

Dönüşüm devlet-vatandaş ilişkisini değiştiriyor

Büyük dönüşümlerin insanın bilgiyle, hakikatle ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin değişmesiyle başladığını dile getiren Duran, matbaanın bilgiye erişimin sınırlarını değiştirdiğini, Sanayi Devrimi'nin üretim biçimlerini dönüştürdüğünü, radyo ve televizyonun kitle iletişimini yeniden tanımladığını hatırlattı. Bugün dijital teknolojiler ve yapay zekanın iletişim araçlarıyla birlikte düşünme biçimlerini, karar alma süreçlerini ve kamu yönetiminin işleyişini yeniden şekillendirdiğini belirten Duran, "İçinde bulunduğumuz dönem, ilk bakışta basit bir teknolojik yenilenme süreci gibi görülebilir ancak hakikat böyle değildir. Çünkü bilgiyle, hakikatle ve çevremizle ilişkimizi yeniden belirleyen tarihi bir dönüşümün içinden geçiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Duran, devletlerin artık yalnızca fiziki sınırlarını değil, dijital varlıklarını, bilgi güvenliklerini ve hakikat alanlarını da korumak zorunda olduğunu vurguladı. Gücün ölçüsünün tek başına ekonomik kapasite, askeri imkânlar veya teknolojik üstünlükle ölçülemeyeceğini, asıl gücün doğru bilgiyi üretebilme, güvenilir bilgiye sahip olabilme ve toplumla güven esasına dayalı iletişim kurabilme kabiliyeti olduğunu söyledi.

Dezenformasyon artık basit bir bilgilendirme sorunu değil

Bilginin saniyeler içinde milyonlarca insana ulaşabildiğini kaydeden Duran, aynı hızın yanlış bilgilerin, manipülasyonların ve dezenformasyon faaliyetlerinin yayılmasına da ortam hazırladığını belirtti. Yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin iletişim ekosistemini yeni bir safhaya taşıdığını ifade eden Duran, gerçeğinden ayırt edilmesi güç görüntüler, sentetik ses kayıtları ve algoritmaların yönlendirdiği bilgi akışlarının iletişim alanının en büyük sorunları haline geldiğini söyledi.

2025 yılı Küresel Risk Raporu'nun dezenformasyonu en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak gösterdiğine işaret eden Duran, 2027'de dezenformasyonun en büyük küresel risklerden biri haline gelebileceğinin öngörüldüğünü aktardı. Dezenformasyonun ekonomik istikrarı hedef alan, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren, krizleri zorlaştıran ve devlet ile millet arasındaki güven bağını zayıflatmayı amaçlayan organize faaliyetlere dönüşebildiğini belirten Duran, bu sorunların önüne geçmenin doğru bilgi üretmek ve hakikati koruyabilmekle mümkün olduğunu vurguladı.

Mülki İdare Amirlerine Sosyal Medya Rehberi tanıtıldı

Program kapsamında "Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi" de tanıtıldı. Rehberin sosyal medya kullanımına ilişkin teknik tavsiyeler sunduğunu ve kamu yönetiminin dijital çağda ihtiyaç duyduğu ortak iletişim kültürünü ortaya koyduğunu aktaran Duran, kriz iletişiminde en önemli ilkenin bilgi boşluğu bırakmadan doğru bilgiyi, doğru zamanda ve doğru üslupla vatandaşa ulaştırmak olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak vatandaşlarla devlet arasında sağlıklı iletişimi güçlendirecek çalışmaları sürdürdüklerini belirten Duran, CİMER aracılığıyla vatandaşların talep ve önerilerini kamu yönetimine doğrudan iletebildiğini, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi üzerinden dijital platformlardaki yanlış ve yanıltıcı bilgileri yakından takip ettiklerini sözlerine ekledi.