İstanbul'da sosyal medya üzerinden telefon almak isteyen E.Y., satıcıya bin lira gönderdi; ancak eline telefon ulaşmayınca suç duyurusunda bulundu. Savcılığın başlattığı soruşturmada, hakkında dava açılan kişi 3 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Kesinleşen kararın ardından dosyaya giren bir banka kaydı, paranın sanığın hesabına hiçbir zaman aktarılmadığını gösterdi.

Mahkumiyet ve itiraz süreci

E.Y., ödemeyi bir elektronik para ve ödeme hizmeti şirketine tanımlı IBAN'ın açıklama kısmına yazarak gerçekleştirdi. Telefon kendisine ulaşmayınca yaptığı şikâyet üzerine başlatılan soruşturmada, paranın çekildiği hesap sahibinin Enes Arıkan olduğu ileri sürüldü. İddianamede, bilirkişi raporuna göre ATM'den parayı çeken kişinin Arıkan olmadığının tespit edildiği belirtildi.

İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Arıkan hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 1660 lira adli para cezası verilmesine hükmetti. Kararın istinafta kesinleşmesinin ardından Arıkan cezaevine girdi; 3 gün sonra denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanarak tahliye edildi.

Bankadan gelen yeni kayıt

Sanık ve avukatı, Anayasa Mahkemesine yaptıkları bireysel başvurudan da sonuç alamadı. Bunun üzerine CMK'nın ilgili maddesi kapsamında istinaf Cumhuriyet Başsavcılığına başvurularak yargılamanın yenilenmesi istendi. Başsavcılık, dosyayı bozma talebiyle ilgili daireye gönderdi.

İstinaf dairesi, bankadan gelen yeni yazıyı inceleyerek mağdurun gönderdiği bin liranın elektronik para şirketinin havuz hesabına ulaştığını, herhangi bir şekilde sanık Arıkan'ın hesabına aktarılmadığını belirledi. Kararda, havuz hesabındaki işlem hareketlerinde E.Y.'nin gönderdiği paradan sonraki ilk işlemin Arıkan'ın hesabında görülmesi nedeniyle karışıklık yaşandığı ifade edildi. Daire, mahkumiyet hükmünün bozulmasına, infazın durdurulmasına ve dosyanın yeniden incelenip hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.

Kararda ayrıca tespit edilecek şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulması ve her iki davanın birleştirilmesi gerektiği belirtildi.

Avukatın değerlendirmesi

Arıkan'ın avukatı Doğan Eriş, istinafa bilgi ve belgelerle başvurduklarını ancak yargılamanın yenilenmesi talebinin olumsuz sonuçlandığını söyledi. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurudan da sonuç alınamaması üzerine İstinaf Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduklarını belirten Eriş, müvekkilinin olayla hiçbir ilgisinin olmadığını, hesap hareketlerinde mağdurla herhangi bir para trafiğinin bulunmadığını öne sürdü.

Eriş, istinaf kararıyla müvekkilinin ağır ceza mahkemesinde beraat edeceğini, kararın kesin olduğunu ve ilk derece mahkemesince buna uyulması gerektiğini ifade etti. Kesinleşmiş kararların ardından da başvurulabilecek yasal yollar bulunduğunu vurgulayan Eriş, haklarında verilen karar kesinleşse dahi mağdur olduklarını düşünen kişilerin hukuki mücadeleden vazgeçmemesi gerektiğini söyledi.

Sanığın yaşadıkları

Enes Arıkan, cezanın üniversitenin son sınıfındayken kesinleştiğini, yurt dışı merkezli bir oyun firmasındaki staj hakkını zorlukla tamamlayabildiğini anlattı. Mahkumiyetin adli siciline işlenmesinin yanı sıra denetimli serbestlik kapsamındaki imza ve seminer yükümlülüklerinin de iş hayatını olumsuz etkilediğini belirten Arıkan, iş başvurularından dönüş almakta zorlandığını, ilişkisinin ve yurt dışına çıkma hayalinin sekteye uğradığını ifade etti.

İstinafın mahkumiyet hükmünü bozduğunu öğrendiği anı "dünyanın en mutlu insanı gibi hissettim" sözleriyle anlatan Arıkan, avukatının kararı satır satır okuduğu sırada yaşadığı sevinci paylaştı.