Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türkiye-Irak ilişkilerine dair önemli mesajlar verdi. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, iki ülke arasında savunma ve güvenlik alanında iş birliğinin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.

Irak ile güvenlik iş birliği

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Irak Başbakanının Türkiye'yi ziyareti ve Cumhurbaşkanının ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmelerin bölgesel istikrar açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Açıklamada, son yıllarda geliştirilen iş birliğinin terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olduğu belirtildi.

Ortak mekanizmaların işletildiği, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyonun kararlılıkla sürdürüldüğü kaydedildi. Daha önce yapılan toplantılarda sınır güvenliği, terörle mücadele ve savunma sanayii alanlarında eşgüdümün artırılması konusunda mutabık kalındığı hatırlatıldı. Son dönemde ekonomi ve enerji öne çıkarken, güvenlik alanındaki mekanizmaların da etkin şekilde çalışmaya devam ettiği vurgulandı. İş birliğinin güçlenmesinin Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı bakımından da büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Terörle mücadele ve hudut güvenliği

Sözcü Zeki Aktürk, son bir hafta içinde 4 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü aktardı. Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında hafta boyunca 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı geçiş girişiminde bulunan 468 kişi yakalanırken, 1.102 kişi hududu geçemeden engellendi. 1 Ocak'tan bu yana yakalananların sayısı 6 bin 953'e, engellenen kişi sayısı ise 43 bin 878'e ulaştı.

İsrail'e çağrı

Bakanlık açıklamasında, İsrail'in ateşkes hükümlerini ihlal ederek Lübnan ve Filistin'e yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtildi. Filistin halkının yaşam koşullarının giderek zorlaştığı bu dönemde İsrailli yetkililerin kışkırtıcı açıklama ve eylemlerden kaçınması gerektiği kaydedildi. Tarihi ve hukuki statüsü bulunan Kudüs'teki kutsal mekânlara yönelik provokatif girişimlerin kabul edilemez olduğu bir kez daha vurgulandı. İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine son vermesi, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve bölgesel barışı zedeleyen tutumundan vazgeçmesi istendi.