Mısır'da 3 Ağustos'ta meydana gelen depremin ardından sosyal medyada, sarsıntının deniz altında gerçekleştirildiği öne sürülen gizli bir nükleer patlamadan kaynaklandığı ya da böyle bir patlamanın bölgedeki fayları tetiklediği yönünde paylaşımlar yapıldı.
Resmi veriler sarsıntıyı nasıl tanımlıyor?
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) kayıtlarına göre deprem, 5,3 büyüklüğünde, TSİ ile yaklaşık 03.00'te, Süveyş'in yaklaşık 41 kilometre kuzeydoğusunda ve 10 kilometre derinlikte kaydedildi. Kurum, sismik veriler doğrultusunda olayı açıkça doğal bir deprem olarak sınıflandırdı.
Mısır Ulusal Astronomi ve Jeofizik Araştırma Enstitüsü ise büyüklüğü 5,6 olarak güncelledi ve merkez üssünü Süveyş'e yaklaşık 38 kilometre mesafede konumlandırdı. Uzmanlar, kurumlar arasındaki küçük farkların farklı ölçüm modellerinden kaynaklandığını ve olayın niteliğini değiştirmediğini vurguladı.
Depremin mi patlamanın mı olduğu sismik olarak ayırt edilebilir
Bilim insanları, büyük patlamaların da sismik dalgalar üretebileceğini, ancak depremlerle patlamaların dalga türü ve enerji dağılımı bakımından kolaylıkla birbirinden ayrılabildiğini belirtiyor. Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Anlaşması Örgütü (CTBTO), küresel sismik izleme ağlarının bu farkları analiz ederek bir olayın deprem mi yoksa patlama mı olduğunu yüksek doğrulukla tespit edebildiğini aktarıyor.
Uzmanlara göre deniz altında gerçekleşecek büyük bir nükleer patlama yalnızca sismik sinyaller üretmez; aynı zamanda çok güçlü su altı ses dalgaları ve olası radyoaktif izler de bırakır. Bu nedenle böyle bir olayın gizlenmesinin mevcut izleme kapasitesiyle oldukça zor olduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlar tetikleme senaryosunu nasıl yorumluyor?
Aktarılan uzman değerlendirmelerine göre teorik olarak çok güçlü patlamalar, kırılmaya çok yakın durumdaki faylarda küçük sarsıntıları tetikleyebilir; ancak bunun yalnızca patlamanın çok yakın çevresinde mümkün olabileceği belirtiliyor. USGS verileri, geçmişteki yeraltı nükleer denemelerde tetiklenen sarsıntıların genellikle patlamanın kendisinden daha küçük olduğunu ve etki alanının birkaç on kilometreyle sınırlı kaldığını gösteriyor.
Bölgenin tektonik geçmişi
Jeologlara göre Süveyş Körfezi, Arap levhası ile Afrika levhasının ayrılması sonucu oluşan tektonik sistemin parçası konumunda. Uzun yıllardır aktif fay hatları nedeniyle bölgede orta büyüklükte depremler üretiliyor. Bu çerçevede uzmanlar, son sarsıntının bölgenin bilinen tektonik yapısıyla uyumlu olduğunu ve olayı açıklamak için nükleer patlama gibi olağanüstü bir senaryoya ihtiyaç bulunmadığını ifade ediyor.
AB, dondurulan Rus varlıklarından 1, 4 milyar euro daha elde etti
Almanya’da patlayıcılı dron alarmı: Havalimanında uçuşlar durduruldu
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani 6 Ağustos’ta Türkiye’de
Ankara'daki NATO Zirvesi: Türkiye'nin stratejik iletişimi
Trump: İran'la müzakere son şans, Pezeşkiyan görevde
AB, Ceuta'daki göçmen akınını ve sınır güvenliğini ele aldı