Amazon yağmur ormanlarının derinliklerinde yürütülen yeni bir arkeolojik çalışma, bölgede 396'ı ilk kez belgelenen 432 toprak yapı ortaya çıkardı. Helsinki Üniversitesinden arkeo-antropolog Martti Parssinen yönetimindeki uluslararası araştırma ekibi, LIDAR teknolojisiyle gerçekleştirilen havadan lazer taramaları sayesinde ağaç örtüsünün altına gizlenmiş geometrik formları haritalandırdı.

Aquiry medeniyetinin izleri

MÖ 600 ile MS 850 yılları arasında Güneybatı Amazon'da varlık gösterdiği bilinen Aquiry toplulukları, devasa hendeklerle çevrili yerleşim alanları inşa etti. Evler ahşap olduğu için günümüze ulaşmasa da tören ve yönetim amaçlı kullanılan derin hendekli yapılar, geniş yol ağlarıyla birbirine bağlanıyordu.

Araştırmacılar, yaklaşık 4 bin 497 kilometrekarelik bir alanı taradı; bu alan Amazon havzasının yüzde 3'ünden azına karşılık geliyor. Elde edilen veriler, Aquiry kültürünün MS 200 civarında 183 bin kilometrekarelik bir alana yayılmış olabileceğini ve bölgede 24 bin ile 30 bin arasında toprak yapı bulunabileceğini gösteriyor. Tahminlere göre nüfus 1,2 milyon ile 3 milyon arasında değişiyordu.

"El değmemiş orman" algısı değişiyor

LID bulguları, Amazon yağmur ormanlarının balta girmemiş doğa olarak nitelenmesi gerektiği yönündeki yaygın kanıyı sorgulatıyor. Araştırmacılar, MS 200 dolaylarında bölgenin mısır, manyok, kabak ve pamuk tarlalarıyla çevrili yerleşimlerden oluştuğunu, çevredeki ormanların ise meyve ve fındık ağaçlarıyla insan eliyle şekillendirildiğini belirtti.

Çalışmada, Aquiry toplumunun tek bir merkezi krallık ya da imparatorluktan ziyade, ortak geleneklerle birbirine bağlı topluluk ağlarından meydana geldiği vurgulandı. MS 850 civarında ortadan kaybolan bu medeniyetin neden çöktüğü ve sonraki yüzyıllarda neler yaşandığı ise araştırmaların devam ettiği konular arasında yer alıyor. Çalışmanın bulguları uluslararası hakemli dergide yayımlandı.