Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz'da yayımlanan "Ortak Anlayış" başlıklı belgeye ilişkin değerlendirmesini sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Keçeli, belgede Türkiye'ye yer verilen bölümlerin "stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun" biçiminde kaleme alındığını vurguladı.

Adaylık statüsü ve NATO zirvesi vurgusu

Sözcü, belgenin Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden geldiğini, bunun da AB'nin Türkiye ile ortak gelecek vizyonu geliştirme konusundaki yetersizliğini yansıttığını söyledi. Keçeli ayrıca, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin hemen ardından kaleme alındığına dikkat çekerek söz konusu zirvede müttefiklerin ilave sorumluluklar üstlendiği yeni bir dönemin temellerinin atıldığını ve Türkiye'nin bu süreçteki rolünün teyit edildiğini hatırlattı. Belgenin, bu gerçeği geri plana itmeye çalışan bir üslupla hazırlandığını kaydetti.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs değerlendirmesi

Keçeli, Doğu Akdeniz bağlamında belgede yer alan "asılsız" nitelemesindeki iddiaların AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret ettiğini belirtti. Kıbrıs konusuna da değinen sözcü, çözüm sürecinin 2004'te Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği Birleşmiş Milletler Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017'deki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına yol açan Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha vurguladı.

AB'ye çağrı

Açıklamada AB'nin gerçekçi, her iki tarafın çıkarlarına uygun bir vizyon ve söylem benimsemesi yönündeki beklenti de yinelendi.