Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki günlük Brüksel temaslarına ilişkin değerlendirmelerde paylaştı. Bakanlık heyetiyle otomotiv sektörü temsilcilerinin de yer aldığı geniş bir kadroyla Belçika'nın başkentinde bulunduklarını belirten Bolat, AB Komisyonu üyeleri, Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Avrupa Otomotiv Üreticileri Birliği yönetimi, BusinessEurope temsilcileri ve AB Komisyonu Başkanı'nın özel kalemi dahil çok sayıda yetkiliyle görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
233 milyar dolarlık ticaret hacmi
Bolat, AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok boyutlu olduğunu vurgulayarak karşılıklı ticaretin geçen yıl 233 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bu rakamın önemli bir bölümünü otomotiv bitmiş ürünler ve yedek parçaların oluşturduğunu, söz konusu kalemde hacmin yaklaşık 62 milyar dolar civarında gerçekleştiğini aktardı.
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gündemde
AB'nin Türkiye'nin en büyük ihracat ortağı, Türkiye'nin ise AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu anımsatan Bolat, iki taraf arasında 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği'nin modernleştirilmesi için müzakerelere başlanması konusunda güçlü bir istek olduğunu dile getirdi. Bazı üye ülkelerin itirazı nedeniyle henüz bu sürecin başlatılamadığını kaydetti.
Görüşmelerde vize konusunun da ele alındığını belirten Bolat, geçen yıl uygulamaya alınan Cascade sistemiyle randevu ve başvuru süreçlerinde kısmi iyileşmeler sağlandığını, ancak bazı ülkelerde teknik imkansızlıklar nedeniyle yavaşlamalar yaşandığını söyledi.
Nakliye kotaları ve korumacılık rüzgarları
Türkiye'den nakliyecilerin kota sorunları yaşayabildiğini hatırlatan Bolat, AB ile ticarette karayolu nakliyesinin yüzde 50'nin üzerinde pay aldığını, bu nedenle hacim arttıkça ulaştırma alanındaki sıkıntıların da büyüdüğünü ifade etti.
Dünya ticaretinde korumacılık eğiliminin güçlendiğine dikkat çeken Bolat, ABD'deki yeni ticaret politikası tedbirleri, AB'deki Sanayi Hızlandırma Yasası ve "Made in EU" projesi kapsamındaki gelişmelerin Türkiye-AB ticareti, yatırımları ve otomotiv sektörünün geleceği açısından yakından takip edildiğini vurguladı. Bu gelişmelerin ilişkilere zarar vermemesi için yoğun bir müzakere süreci yürüttüklerini söyledi.
AB'nin tek bir entite gibi davranmadığını, 27 ülke ve çok sayıda farklı siyasi parti ile sektörün bulunduğunu belirten Bolat, "Türkiye'nin hakları ve menfaatlerine halel gelmemesi, ilişkilerin karşılıklı kazan-kazan temelinde dengeli biçimde ilerletilmesi için çaba harcıyoruz" dedi. Farklı ülkelerin ve grupların farklı beklentileri olduğunu, Türkiye'ye yakın duranların sayısını artırmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Fatih'te yol verme kavgası: Sürücü kuryeye tokat attı