Karadağ, Avrupa Birliği üyelik sürecinin gerektirdiği vize uyumu çerçevesinde Rusya, Belarus, Türkiye, Çin ve Suudi Arabistan vatandaşlarına tanıdığı vizesiz giriş hakkını 31 Ekim 2026 itibarıyla sona erdirecek. Kararın, ülkenin AB ile yürüttüğü müzakerelerde üstlenmesi gereken yükümlülüklerle doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi.

Vizesiz süreç 31 Ekim 2026’da doluyor

Yerel basında yer alan bilgiye göre Karadağ hükümeti, anılan ülke vatandaşları için mevcut düzenlemeyi belirtilen tarihe kadar uzattı. Bu tarihten sonra söz konusu ülkelerden gelecek kişilerin Karadağ’a giriş için vize alması gerekecek. Karara göre 31 Ekim’e kadar bu ülkelerin vatandaşları turistik gruplarla en fazla 30 gün konaklama veya resmi pasaport ile dönüş garantisi şartıyla ülkeye girebilecek.

AB üyeliği ve 24. fasıl yükümlülüğü

Düzenlemenin, Karadağ’ın AB ile üyelik müzakerelerinde “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik” başlıklı 24. fasıl kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığı vurgulandı. Karadağ’ın AB üyeliği sürecinde Schengen vize politikasıyla uyumlu hareket etmesi, müzakerelerde bu başlığın ilerletilebilmesi için temel koşullardan biri olarak görülüyor.

Uzmanlar olası etkiyi tartışıyor

Göç ve yabancıların hukuki statüsü konusunda çalışan uzman Bojan Bugarin, vize politikasının AB ile uyumlu hale getirilmesinin stratejik bir hedef olduğunu ancak bunun ekonomik çıkarları göz ardı etmemesi gerektiğini söyledi. Yalnızca vize zorunluluğu getirilip oturma izni, şirket kurma veya yatırım süreçleri kolaylaştırılmazsa yatırımcı ve turistlerin başka ülkelere yönelebileceğini belirten Bugarin, sık değişen kuralların yabancı yatırımcı güvenini zedeleyebileceğini ifade etti.

Hırvatistan modeli örnek gösteriliyor

Haberde, Hırvatistan’ın 2013’te AB’ye katılmadan önce Rusya ve Türkiye dahil birçok ülkeye vize zorunluluğu getirirken vize başvuru süreçlerini kolaylaştırdığı, bu yaklaşımın Karadağ için bir yol haritası olabileceği kaydedildi. Uzmanlar, AB üyeliği gerçekleştiğinde Karadağ pasaportuna olan ilginin özellikle Sırbistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde artabileceğini dile getirdi.