Gazze Barış Kurulu bünyesinde görev yapan üst düzey isimlerin, İsrail ve Mısır'ı kapsayan bir diplomasi turuna çıkacağı bildirildi. Söz konusu heyetin, ABD'nin 20 maddelik Gazze planının uygulanmasını hızlandırmak amacıyla görüşmeler yürütmesi bekleniyor.

Silahsızlandırma ve çekilme gündemde

Barış Kurulu'ndan adı açıklanmayan bir kaynağa göre ABD ve İsrail, Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda aynı çizgide bulunuyor. Heyetin, ateşkesin ikinci aşamasına geçişte yaşanabilecek endişeleri ve atılması planlanan adımları masaya yatıracağı kaydedildi. Kaynak, tarafların hedeflenen sonuca ulaşmak ve süreci hızlandırmak için üzerinde mutabık kalınan adımları netleştirmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Heyette, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'ın da bulunduğu belirtildi. İsrail ziyaretinin ardından Kahire'ye geçecek üçlünün, arabulucularla bir araya gelerek yol haritasının uygulanmasına ilişkin somut adımları belirlemesi öngörülüyor.

Netanyahu hükümetinin tutumu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetinin, söz konusu plana şüpheyle yaklaştığı, ekimde yapılması planlanan İsrail seçimlerinin konuyu siyasi açıdan hassas hale getirdiği ifade ediliyor. Barış Kurulu'nun açıkladığı 15 maddelik planın İsrail tarafından reddedildiği duyurulmuştu.

Tarafların tutumları

ABD Başkanı Donald Trump, Barış Kurulu'nun Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı gruplarla silahların bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını açıklamıştı. Hamas ise İsrail'in saldırılarını durdurmasını ve üzerinde mutabakata varılan hususlara ilişkin takvim oluşturulmasını temel şart olarak öne sürerek, ikinci aşamanın uygulanmasının ilk aşamadaki yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesine bağlı olduğunu bildirmişti. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de şeridin yönetimini devralmak için kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını duyurmuştu.

Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmişti. Anlaşma, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngörmesine karşın İsrail'in saldırılarının ve yardım girişine yönelik kısıtlamaların sürdüğü aktarılmıştı.