Avrupa Birliği, Şubat 2025’te kabul ettiği Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü’nü 12 Ağustos’tan itibaren 27 üye ülkenin tamamında uygulamaya alıyor. Eurostat verilerine göre birlik genelinde 2023 yılında 79,7 milyon ton ambalaj atığı oluştu; bu da kişi başına yaklaşık 177,8 kilograma karşılık geliyor.

Hedefler ve takvim

Tüzük, üye ülkelere kişi başına ambalaj atığını 2018 seviyesine göre kademeli şekilde azaltma yükümlülüğü getiriyor. Buna göre 2030’a kadar yüzde 5, 2035’e kadar yüzde 10 ve 2040’a kadar yüzde 15 düşüş sağlanması gerekiyor.

12 Ağustos’ta devreye giren ilk düzenleme, gıdayla temas eden ambalajlarda PFAS kullanımının sınırlandırılmasını kapsıyor. PFAS, yağ, su ve leke tutmayı sağlamak için eklenen ve doğada parçalanmadığı için “sonsuz kimyasallar” olarak bilinen bir sentetik madde grubu. Aynı tarihten itibaren tüm ambalajlarda ağır metal sınırı ile her ambalaj tipi için uygunluk beyanı zorunluluğu da yürürlüğe girecek.

Tüzüğün ilerleyen takviminde Şubat 2027’de kafe ve restoranların, paket servis müşterilerine yeniden doldurulabilir kupa veya kap seçeneği sunması zorunlu hale gelecek. Şubat 2028’de ise sıcak ve soğuk içecekler ile hazır yemeklerde yeniden kullanılabilir ambalaj seçeneğinin sunulması öngörülüyor.

Asıl yasaklar 2030’da başlıyor

1 Ocak 2030 itibarıyla 1,5 kilogramın altındaki taze meyve ve sebze ambalajları, kafe ve restoranlarda yerinde tüketilen tek kullanımlık plastik kap ve bardaklar, tek porsiyonluk sos ve şeker paketleri, otellerdeki küçük boy şampuan ve sabun ambalajları ile çok hafif plastik poşetlerin AB pazarına sürülmesi yasaklanacak.

Türkiye’deki mevcut durum

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın verilerine göre Türkiye, 2023 yılında 3915 kodlu atık plastikler kapsamında 623 bin ton ithalat gerçekleştirdi. Bu tablonun, ülkenin kendi plastik atığını yeterince toplayamamasından kaynaklandığı belirtiliyor.

Uzmanlar, Türkiye’nin Avrupa’nın ticaret ortağı olarak benzer düzenlemeleri hayata geçirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu doğrultuda yürürlüğe giren Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen uygulamada, üzerinde DOA logosu bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını iade eden tüketicilere ambalaj başına 1 lira ödeme yapılıyor.